Doğuş Otomotiv, Volkswagen Binek Marka otomobillerin Türkiye'de üretilebilmesi seçeneklerinin değerlendirilmesi amacıyla Volkswagen Grup şirketleriyle niyet mektubu imzaladı. Şirketin 30 Ekim 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamaya göre görüşmeler, Türkiye pazarına "katma değerli ve yeni teknolojilere uygun ürünler" sunulması ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlanması hedefiyle yürütülüyor. Açıklamada hangi modelin üretileceği, yatırımın büyüklüğü, tesisin kurulacağı yer ve üretimin başlangıç tarihi yer almıyor.

KAP açıklamasında ne var, ne yok

Kamuya açıklanan metin, iki taraf arasında kurulacak yeni iş birliğinin çerçevesini tarif ediyor: Türkiye pazarına yeni teknolojilere uygun ürünler sunulması ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlanması. Ancak metin bir niyet beyanı niteliğinde; bağlayıcı bir yatırım taahhüdü, kapasite hedefi veya takvim içermiyor. Doğuş Otomotiv tarafından yapılan bildirimde, olası üretimin ne zaman başlayacağına ya da üretim planının kapsamına ilişkin bilgi bulunmuyor. Bu yönüyle açıklama, geçmişteki Manisa deneyiminin ardından atılan ilk resmi adım olarak okunuyor; ancak henüz bir yatırım kararı anlamına gelmiyor.

Manisa dosyası: 1,4 milyar euroluk yatırım neden yarım kaldı

Volkswagen'in Türkiye'de üretim tartışması yeni değil. Şirket, 2019 yılında yeni nesil Passat ve Skoda Superb modellerini üretmek üzere Manisa merkezli bir fabrika kurmayı planlamıştı. Habertürk'ün haberine göre yaklaşık 1,4 milyar euroluk bir yatırım öngörülüyor, yıllık 300 bin araç kapasiteli tesisin binlerce kişiye istihdam sağlaması hedefleniyordu. Bloomberght'in aktardığına göre ise planlanan yatırım büyüklüğü 1 milyar euro (yaklaşık 1,4 milyar dolar) düzeyindeydi ve tesisin 4 bin kişiye istihdam yaratması bekleniyordu. Her iki kaynağın ortak noktası, kapasitenin yıllık 300 bin araç olduğu ve proje için Ekim 2019'da 943,5 milyon TL sermayeli "Volkswagen Turkey Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş." şirketinin Manisa'da kurulduğu.

Yatırım süreci beklenen hızda ilerlemedi. Şirket, küresel talep düşüşünü gerekçe göstererek Temmuz 2020'de Manisa projesini askıya aldı; dönemin Volkswagen CEO'su Herbert Diess'in Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na gönderdiği mektupta dünya genelinde yeni kapasite artırıcı yatırımların durdurulduğu bildirilmişti. Aralık 2020'de Manisa Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilanla şirket tasfiye sürecine girdi. Aynı dönemde grup, Slovakya'daki tesisine 500 milyon euroluk ek yatırım kararı almıştı. Yani kapasite Türkiye yerine mevcut Avrupa tesislerine kaydırılmıştı.

Neden önemli: kapasite, tedarik zinciri ve ihracat

Otomotiv, Türkiye'nin en büyük ihracat kalemleri arasında yer alıyor ve sektör, yurt içindeki geniş tedarik zinciriyle sanayi üretiminin lokomotiflerinden biri. Bu nedenle bir global üreticinin Türkiye'de binek araç üretme seçeneğini yeniden masaya koyması, yalnızca tek bir fabrikanın değil, parça üreticilerinden lojistiğe uzanan bir ekosistemin kapasite ve sipariş görünümü açısından da izleniyor. Doğuş Otomotiv cephesinde ise tablo, distribütörlükten üretime uzanan bir role geçiş ihtimalini gündeme getiriyor; şirket son dönemde Volkswagen binek markasının satış ve satış sonrası operasyonlarını Irak, Azerbaycan ve Suriye pazarlarına taşıyarak 30 yılı aşkın ortaklığını yeni coğrafyalara genişletmişti.

Buna karşılık niyet mektubunun tek başına üretim kapasitesi, istihdam veya yatırım harcaması anlamına gelmediği unutulmamalı. KAP metninde rakam bulunmaması, piyasa açısından haberin "beklenti" aşamasında kaldığını gösteriyor. Doğuş Otomotiv hisselerinde olası bir hareketin, ancak somut yatırım kararı, teşvik kapsamı ve model ataması netleştiğinde kalıcı hale gelmesi beklenir.

Görünüm: sırada fizibilite ve yatırım kararı var

Niyet mektubu, hukuken bağlayıcı olmayan bir ön anlaşma. Süreç genellikle fizibilite çalışmaları, kapasite ve maliyet analizi, yatırım teşviki müzakereleri ve nihai yatırım kararı aşamalarından geçiyor. Volkswagen Grubu'nun 2025'te dünya genelinde yaklaşık 8,9 milyon araç üretimiyle sektörün en büyük ikinci üreticisi olduğu, binek markanın ise 12 ülkede 28 tesiste faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, yeni kapasite kararlarının grup düzeyinde Avrupa'daki maliyet ve kapasite fazlası tartışmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde açıklanacak model ataması ve yatırım büyüklüğü, niyet mektubunun gerçek bir üretim projesine dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek. Şimdilik doğrulanabilir tek olgu, görüşmelerin resmi bir çerçeveye taşındığı.

Kaynak: EraHaber