Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 31 Ekim'de ekim ayına ilişkin üretici ve market fiyatları raporunu açıkladı. Rapora göre tarladan rafa geçen süreçte en büyük fiyat makası limonda oluştu: üreticide kilogramı 3 lira 90 kuruş olan limon, marketlerde 42 lira 87 kuruştan satıldı. Böylece üretici ile market fiyatı arasındaki fark yüzde 999,2 olarak hesaplandı; limonun raf fiyatı, üretici fiyatının yaklaşık 11 katına denk geliyor. Aynı rapor, markette izlenen 36 ürünün 25'inde ekimde fiyat artışı yaşandığını, girdi maliyetlerinin ise yıllık bazda çift haneli artmaya devam ettiğini gösteriyor.
Limonu kuru incir, havuç ve fındık izledi
TZOB verilerine göre fiyat farkı sıralamasında limonu yüzde 333,6 ile kuru incir takip etti. Üreticide 135 lira olan kuru incir markette 585 lira 41 kuruşa, 12 lira 50 kuruş olan havuç 47 lira 84 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 72 lira 17 kuruşa, 350 lira olan iç fındık ise 1.164 lira 77 kuruşa satıldı. Bu ürünlerdeki kat sayılar sırasıyla 4,3, 3,8, 3,3 ve 3,3 olarak gerçekleşti. Yani makas yalnızca limona özgü değil; incir, havuç, elma ve fındıkta da tüketici, üreticinin aldığının üç ila dört katını ödüyor.
Markette zam şampiyonu domates, indirim şampiyonu limon
Ekim ayında marketlerde fiyatı en fazla artan ürün yüzde 62,9 ile domates oldu. Domatesi yüzde 35,2 ile sivri biber, yüzde 34,1 ile mısırözü yağı, yüzde 32 ile salatalık ve yüzde 27,9 ile yeşil soğan izledi. Markette fiyatı en fazla gerileyen ürün ise yüzde 16,5 ile limon; ardından yüzde 8,9 ile maydanoz, yüzde 8,1 ile pirinç, yüzde 5,6 ile nohut ve yüzde 5,5 ile zeytinyağı geldi. Üretici tarafında ise 28 ürünün 15'inde fiyat artışı, 9'unda düşüş kaydedildi, 4 üründe değişim olmadı. Üreticide en sert yükseliş yüzde 76,1 ile domateste, en sert düşüş yüzde 44,3 ile limonda görüldü.
TZOB, domates, salatalık, yeşil soğan, sivri biber ve kabaktaki artışı tarla üretiminin sona ermesi ve seraya geçiş sürecine bağladı. Limondaki gerilemenin nedeni erkenci çeşitlerin hasadının sürmesi ve arzın artması. Patateste depo fazlası ürünlerin düşük fiyatla piyasaya sürülmesi, zeytinyağında ise yüksek rekolte ve stok bolluğu fiyatları aşağı çekti.
Girdi maliyetleri: mazot yüzde 73,4, gübre yüzde 67,7
Raporun üretici açısından en kritik bölümü girdi maliyetleri. Mazot fiyatı eylüle göre yüzde 3,5 artarken yıllık artış yüzde 73,4'e ulaştı. Yıllık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 67,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 56,7, 20.20.0 kompoze gübre yüzde 42,3, DAP gübresi yüzde 39,7 ve ÜRE gübresi yüzde 18,3 arttı. Hayvancılıkta süt yemi ekimde aylık yüzde 6,6, besi yemi yüzde 6,5 zamlandı; yıllık artışlar sırasıyla yüzde 38,9 ve yüzde 38,6. Aynı dönemde elektrik fiyatları yıllık yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 yükseldi.
Neden önemli: gıda enflasyonu ve hane bütçesi
Üretici fiyatlarındaki tablo, gıda enflasyonunun kısa vadede rahatlamayacağına işaret ediyor. Girdi maliyetleri bu hızla artarken çiftçinin maliyetini karşılaması için ürününe daha yüksek fiyat istemesi kaçınılmaz hale geliyor; bu da tarla fiyatlarındaki düşüşlerin rafa aynı oranda yansımaması sonucunu doğuruyor. Limonda üretici fiyatı aylık yüzde 44,3 gerilerken market fiyatının yalnızca yüzde 16,5 düşmesi bu aktarım sorununun en somut göstergesi. Tüketici açısından ise 36 ürünün 25'inde zam görmek, hane bütçesinde gıdanın payını yukarı çekiyor. Para politikası tarafında gıda, manşet enflasyonun en oynak ve en çok şikâyet edilen kalemi olmayı sürdürüyor; TCMB'nin faiz patikasını değerlendirirken hizmet ve gıda fiyatlarını ayrı izlemesinin nedeni de bu.
Görünüm
Önümüzdeki aylarda seraya geçişin tamamlanmasıyla domates, salatalık ve biberde arzın artması, buna karşılık ısıtma ve lojistik maliyetlerinin yükselmesi bekleniyor. Bu denklemde tarla fiyatlarının mevsimsel olarak gevşemesi, raf fiyatlarında aynı hızda bir gerileme anlamına gelmiyor. Kamu tarafında ise üretici-market makasını daraltmak için doğrudan satış kanalları, hal sistemi ve komisyon oranları yeniden tartışmaya açılabilir; TZOB raporu, bu tartışmanın sayısal zeminini oluşturuyor.
Kaynak: EraHaber