Avrupa'nın enerji devleri Shell ve TotalEnergies, 2026'nın üçüncü çeyreğinde 2022'den bu yana en yüksek çeyreklik kârlarına ulaştıklarını açıkladı. Shell'in net kârı bir yılda yüzde 99 artışla 10,81 milyar dolara yükselirken, TotalEnergies düzeltilmiş net kârını 9,1 milyar dolara taşıdı. İki şirketin sonuçları da analist beklentilerinin üzerinde kaldı; yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları ile yaklaşık dört katına çıkan rafineri marjları bilançoların ana itici gücü oldu.
Shell'in kârını neler destekledi
Shell, Temmuz-Eylül döneminde 10,81 milyar dolar net kâr elde etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığı hesaplamalara göre bu rakam, geçen yılın aynı çeyreğindeki 5,43 milyar doların neredeyse iki katı ve önceki çeyrekteki 9,83 milyar doların da üzerinde. Piyasa beklentisi 10,33 milyar dolar düzeyindeydi.
Kârın 3,19 milyar dolarlık bölümü petrol ve gaz üretimini kapsayan upstream kolundan, 3,04 milyar dolarlık kısmı ise entegre doğalgaz iş kolundan geldi. Şirketin rafineri kar marjı varil başına 42 dolara yükseldi; marjların geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık dört kat arttığı belirtiliyor. Shell, sonuçların ardından önümüzdeki üç ayı kapsayan 5 milyar dolarlık yeni hisse geri alım programı da duyurdu.
TotalEnergies beklentiyi aştı, borçluluğu azaldı
TotalEnergies'in düzeltilmiş net kârı yıllık bazda iki katın üzerinde artarak 9,1 milyar dolara çıktı; beklenti 8,3 milyar dolardı. Şirketin rafineri ve kimya bölümü 3,6 milyar dolarla çeyrek rekoru kırarken, sıvılaştırılmış doğalgaz birimi 1,9 milyar dolar gelir kaydetti. Bilanço rahatlamasıyla Fransız şirketin net borçluluk oranı yüzde 13,1'den yüzde 9,1'e geriledi; yönetim, dördüncü çeyrek ile 2027'nin ilk çeyreğini kapsayan 5 milyar dolarlık hisse geri alımı yapacağını bildirdi.
Avusturyalı OMV de perşembe günü yaptığı açıklamada 2022'den bu yana en yüksek çeyreklik faaliyet kârına ulaştığını duyurdu. Piyasaların gözü, önümüzdeki günlerde BP, ExxonMobil ve Chevron'un açıklayacağı üçüncü çeyrek bilançolarında olacak.
Türkiye'nin enerji faturası üzerindeki etkisi
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı'nda son günlerde yaşanan mayın olayları, petrol fiyatlarını üst bantta tutuyor. Bu tablo, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye'yi doğrudan etkiliyor: Enerji ithalatı ilk dokuz ayda 53,3 milyar dolara yükselmiş, Eylül'de yıllık artış yüzde 49,3 seviyesine ulaşmıştı. Varil başına 42 dolara çıkan rafineri marjları, akaryakıt fiyatlarında aşağı yönlü düzeltme ihtimalini de zayıflatıyor.
Piyasalarda beklenti
Analistler, enerji devlerinin güçlü bilançolarının petrol şirketlerinin hisse performansını desteklediğini; buna karşılık yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyonda uzun süre kalma riskini hatırlatıyor. Fed ve ECB tarafında faiz patikasına ilişkin belirsizlik sürerken, enerji kaynaklı maliyet baskısının Türkiye'de enflasyon beklentileri üzerindeki etkisinin yakından izleneceği öngörülüyor.
Kaynak: EraHaber