Suudi Arabistan'a yönelik bir saldırı iddiası, sabah saatlerinde petrol piyasasında yükseliş baskısını yeniden alevlendirdi. Dünya Gazetesi, iddianın piyasaları sarstığını bildirdi; Ekonomim ise fiyatları ateşleyen iki gelişmeden söz ederken Hürmüz Boğazı çevresindeki gerginliğin sürdüğünü vurguladı. Bölgede dün bir petrol tankeri mayına çarpmış, bugün de bir gemide yangın çıktığı bildirildi. Yükseliş, Avrupa Birliği'nin dün açıkladığı stratejik rezerv hamlesinin ardından geldi ve tedarik güvenliği endişesini bir kez daha gündeme taşıdı.
Piyasada iki tetikleyici: saldırı iddiası ve Hürmüz tırmanışı
Petrol fiyatlarını yukarı çeken iki gelişme öne çıkıyor. Birincisi, Suudi Arabistan'a yönelik saldırı iddiası: Küresel arzın en kritik merkezlerinden biri hedef gösterilince piyasada arz kesintisi korkusu hızla fiyata yansıdı. İkincisi, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik tırmanışı: Dün bir tankerin mayına çarpmasının ardından bugün bir gemide yangın çıktığının duyurulması, dünyanın ham petrol ihraçaatının önemli bölümünün geçtiği bu dar geçitte risk priminin kalıcılaşabileceği görüşünü güçlendirdi.
Avrupa Birliği dün, stratejik rezervlerinden 42,6 milyon varillik ham petrolü Ocak ayı sonuna kadar piyasaya sürecek olduğunu açıklamıştı; hamlenin yarısının dizel için kullanılacağı bildirilmişti. Birliğin bu adımı, tedarik güvenliği kaynaklı fiyat baskısına karşı tampon kurma çabası olarak yorumlanıyordu. Saldırı iddiasının ardından gelen yeni yükseliş, rezerv politikalarının bölgesel gerilim karşısında ne kadar yeterli olacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Türkiye'nin enerji faturasında yeni risk
Gelişmenin Türkiye ekonomisi açısından doğrudan okuması, enerji ithalat faturasında geliyor. Türkiye, bu yılın ilk dokuz ayında 53,3 milyar dolar enerji ithalatı yaptı; Eylül ayında enerji ithalatındaki artış yüzde 49,3 seviyesine çıkmıştı. Petrol fiyatlarının mevcut gerginlikten beslenen bir tırmanışa geçmesi, döviz cinsinden faturayı büyüterek dış ticaret açığı üzerinde ek baskı kurabilir. Enerji girdisinin maliyetinde görülecek kalıcı artış, üretim ve taşıma maliyetleri üzerinden enflasyona geçiş kanalını da yeniden etkinleştirebilir.
Piyasaların bundan sonraki yönü, iddianın ne ölçüde doğrulanacağına ve Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin sağlanmasına bağlı görülüyor. Geçitte ayrı bir olaya imza atılmadan gerilimin yumuşaması hâlinde fiyat artışının kısmen geri alınması, tahsili güç olmayan bir senaryo; buna karşılık arz hattına yönelik bir kesintiye uğraması, rezerv hamlelerine rağmen fiyatları daha kalıcı bir yükseliş bandına taşıyabilir. Bölgesel gelişmeler ile Brent işlemleri, önümüzdeki günlerde enerji ithalatçısı ülkelerin radarda tutacağı başlıklar arasında.
Kaynak: EraHaber