Altın piyasası, ocak ayındaki rekorun ardından sert bir düzeltmenin içinde. Spot piyasada ons altın ocak ayında 5.595 dolara kadar yükselerek tarihi zirvesini görmüş, ardından zirveden yüzde 28'in üzerinde değer kaybederek 4.000 doların altına inmişti. Fiyat şu sıralar 3.899 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışıyor. Bu tablo karşısında küresel emtia kuruluşu The Gold & Silver Club (GSC), fiyat modellerine dayanarak ons altının 2027 yılının ilk çeyreğinde 4.900-5.000 dolar aralığına yükselebileceğini açıkladı. Mevcut seviyeler üzerinden hesaplandığında bu tahmin, yüzde 25'e varan bir yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
Zirveden bu yana 1.700 dolarlık geri çekilme
Altındaki satış dalgası, fiyatı tarihi zirvesinden belirgin biçimde uzaklaştırdı. Ocak ayındaki 5.595 dolarlık zirvenin ardından yaşanan düşüş, ons başına 1.700 doları aşan bir kayba denk geliyor. Gerilemenin ardından piyasanın odağı iki soruya çevrilmiş durumda: düşüş nerede duracak ve toparlanma hangi dönemde başlayacak. Altın yatırımcısı açısından bu soruların yanıtı, yılın ilk ayında görülen seviyelerin ne kadarının kalıcı olduğunu da belirleyecek.
GSC'nin modeli 4.900-5.000 dolar aralığını işaret ediyor
The Gold & Silver Club'un açıklaması, fiyat modellerine dayanan bir öngörü. Kuruluşa göre ons altın 2027'nin ilk çeyreğinde 4.900 ile 5.000 dolar bandına yerleşebilir. Bu, 3.900 dolar civarındaki cari fiyatlardan bakıldığında yüzde 25'e yakın bir getiri anlamına geliyor. Söz konusu tahmin, piyasadaki tek görüş değil; emtia kuruluşlarının hedef fiyatları geçmişte sert düşüş ve yükseliş dönemlerinde hızla revize edildiği için model çıktısı olarak okunması gerekiyor. Nitekim altının ocak zirvesinden bu yana yaşadığı kayıp, yıl başında yapılan iyimser tahminlerin ne ölçüde hızlı eskidiğini de gösteriyor.
Türkiye tarafı: gram altın ve tasarruf tercihi
Ons fiyatındaki hareket, Türkiye'de doğrudan gram altın ve çeyrek altın fiyatlarına yansıyor. EraHaber'in 30 Ekim tarihli haberine göre gram altın 6.450 TL bandında, çeyrek altının satış fiyatı 10.627 TL seviyesinde işlem görüyordu; ons o gün 4.022 dolardan fiyatlanmıştı. Onsun 3.900 dolar civarına inmesi, kurdaki seyre bağlı olarak gram TL fiyatında da aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Türkiye'de altın, hanehalkı tasarrufunun en yaygın araçlarından biri olduğu için ons kaynaklı dalgalanma yalnızca emtia yatırımcısını değil, geniş bir tasarrufçu kitlesini ilgilendiriyor.
Hangi başlıklar izlenecek?
Piyasada altının yönünü belirleyecek unsurlar arasında merkez bankalarının altın alımları, küresel fon akımları ve geçmişteki sert düşüşlerin ardından oluşan alım iştahı öne çıkıyor. Merkez bankası talebi, son yıllarda altın fiyatlamasının en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi; resmi alımlardaki yavaşlama veya hızlanma, fiyat üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Bunun yanında dolar endeksi ve gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz patikası, altının fırsat maliyetini belirleyen ana değişkenler olmayı sürdürüyor.
Neden önemli?
Altın, Türkiye'de hem hanehalkı tasarrufunun hem de bankacılık sektörünün altın mevduat ürünlerinin temel dayanağı. Ons fiyatındaki yüzde 25'lik bir hareket, TL cinsinden gram fiyatına da benzer ölçüde yansıdığı için tasarruf sahibinin getirisini doğrudan etkiliyor. Şirketler açısından ise kuyumculuk, mücevher ve altın ihracatı yapan sektörlerde stok değerlemesi ve hammadde maliyeti açısından belirleyici. Borsa tarafında altın madenciliği hisseleri, ons fiyatına en duyarlı kalemler arasında yer alıyor.
Makro açıdan altındaki sert düşüş, risk iştahındaki toparlanmanın ve alternatif getiri arayışının bir yansıması olarak da okunuyor. Fiyatın 4.000 doların altında kalıp kalmaması, dezenflasyon ve faiz indirim döngüsü beklentilerinin ne kadar güçlü olduğunu gösterecek bir gösterge işlevi görecek.
Görünüm
GSC'nin 2027'nin ilk çeyreğine ilişkin 4.900-5.000 dolarlık hedefi, altının mevcut seviyelerden toparlanacağı varsayımına dayanıyor; bu senaryonun gerçekleşmesi için merkez bankası alımlarının ve fon akımlarının yeniden alım yönünde dönmesi gerekiyor. Aşağı yönlü senaryoda ise 3.900 dolar bandının kalıcı hale gelmesi, yıl başındaki zirvenin uzun süre aşılamayacağı bir fiyatlama dönemine işaret edecek. Kısa vadede ons fiyatındaki oynaklığın yüksek kalması bekleniyor.
Kaynak: EraHaber