Türkiye'nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerden oluşan kritik teknoloji ihracatı, 2026'nın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artışla 86,4 milyar dolara ulaştı. Anadolu Ajansı'nın TÜİK dış ticaret verilerinden yaptığı derlemeye göre geçen yılın ilk dokuz ayında bu tutar 80,7 milyar dolar düzeyindeydi; yıllık artış 5,7 milyar dolara denk geliyor.

Artış, toplam mal ihracatının aynı dönemde yüzde 5,2 artışla 210,95 milyar dolara çıktığı bir tabloda gerçekleşti. Kritik teknolojinin toplam mal ihracatı içindeki payı yüzde 40,3'ten yüzde 41,0'a yükseldi. Endeks24'ün TÜİK ve Ticaret Bakanlığı verileri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, dokuz aylık toplam ihracat artışının yaklaşık yüzde 54'ü tek başına bu ürün grubundan geldi.

Ağırlık orta-yüksek teknolojide: otomotiv 29,2 milyar dolar

86,4 milyar dolarlık ihracatın 79 milyar doları orta-yüksek, 7,4 milyar doları yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. Orta-yüksek teknoloji ihracatı yüzde 7,1, yüksek teknoloji ihracatı yüzde 6,3 arttı. Toplam artışın yaklaşık yüzde 91'i orta-yüksek teknoloji kalemlerinden geldi.

Orta-yüksek teknoloji grubunda motorlu kara taşıtları 29,2 milyar dolarla açık ara ilk sırada. Bu kalem, iki kategorinin toplam ihracatının yaklaşık üçte birini karşılıyor. Otomotivi 15,7 milyar dolarla kimyasallar ve kimyasal ürünler, 15,1 milyar dolarla elektrikli teçhizat, 14,1 milyar dolarla başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat izliyor. Silah ve mühimmat imalatı 3,4 milyar dolar, tıbbi ve dişçiliğe ait araç gereçler 818 milyon dolar, hava-uzay ve gemi hariç diğer ulaşım araçları 664 milyon dolar ihracat kaydetti.

Artışın kompozisyonu da dikkat çekici: Orta-yüksek teknolojide en büyük katkı 1,8 milyar dolarlık artışla kimyasallardan geldi. Elektrikli teçhizat yaklaşık 1,2 milyar dolar, motorlu kara taşıtları 1 milyar dolar, makine ve teçhizat 600 milyon dolar ekledi.

Yüksek teknolojide zirve el değiştirdi

Yüksek teknoloji tarafında sıralama değişti. Geçen yılın ilk dokuz ayında 2,7 milyar dolarla listenin başında olan hava ve uzay araçları ihracatı bu yıl 2,5 milyar dolara geriledi. Buna karşılık bilgisayar, elektronik ve optik ürünler imalatı 2,4 milyar dolardan 3 milyar dolara çıkarak ilk sıraya yerleşti. Eczacılıkla ilgili tıbbi, kimyasal ve bitkisel ürünler 1,9 milyar dolarla üçüncü sırada.

Bu yer değiştirme, yüksek teknoloji içindeki ağırlık dağılımını da değiştirdi: Bilgisayar ve elektroniğin payı yüzde 34,8'den yüzde 40,5'e çıkarken, hava ve uzay araçlarının payı yüzde 39,1'den yüzde 33,8'e indi.

Neden önemli: katma değer ve kur baskısı

Kritik teknoloji ihracatı, Türkiye'nin ihracat kompozisyonunu emek yoğun ve düşük birim değerli ürünlerden katma değerli ürünlere kaydırma hedefinin en somut göstergesi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatındaki payının 2002'de yüzde 30,4'ten yüzde 43,5'e çıktığını, 2026'nın ilk dokuz ayında tutarın 86,5 milyar dolara, imalat ihracatı içindeki payın yüzde 43,7'ye ulaştığını açıklamıştı. Bakanlık payı toplam mal ihracatına değil imalat sanayisi ihracatına göre hesaplıyor; TÜİK bazlı oran bu nedenle yüzde 41'de kalıyor.

Piyasa açısından kritik nokta şu: Toplam ihracat artışının yarısından fazlasını taşıyan bir kalem, TL'nin reel değerlenmesine ve Avrupa'daki talep zayıflığına karşı ihracatçı tabanının ne kadar dayanıklı olduğunu gösteriyor. Otomotiv ve kimyasallar gibi iki büyük kalemin toplamın yarısını oluşturması ise kırılganlık kaynağı: Bu iki sektörde yaşanacak bir talep ya da rekabet sorunu, kritik teknoloji ihracatının tamamını aşağı çekebilir. Elektrikli teçhizat ve makine tarafındaki artış, çeşitlenmenin ilk işaretleri olarak okunabilir.

Sanayi üretimi ve kapasite kullanımı verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, artışın büyük ölçüde miktardan mı birim fiyattan mı geldiği ayrımı önem kazanıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre ihracat birim değeri eylül sonu itibarıyla 1 dolar 73 sente yükselmişti; kilogram başına değerdeki bu artış, kompozisyon iyileşmesini destekliyor.

Görünüm: rekor için son çeyrek belirleyici

Türkiye'nin iki kategorideki yıllık ihracatı 2013'te 53,1 milyar dolardı. Tutar 2022'de 88,7 milyar, 2023'te 97,3 milyar dolara çıktı, 2024'te ilk kez 100 milyar dolar eşiği aşıldı ve 2025 yılı 111,9 milyar dolarla kapandı. İlk dokuz aydaki yüzde 7'lik artış korunursa 2026'nın da rekorla kapanması mümkün görünüyor; ancak nihai tablo son çeyrekteki dış talebe ve otomotiv sektöründeki sipariş akışına bağlı.

Önümüzdeki dönemde izlenecek başlıklar; AB'deki toparlanmanın hızı, savunma ve havacılık ihracatındaki seyir ile yüksek teknoloji kalemlerinin toplam içindeki yüzde 8,6'lık payının artıp artmayacağı. Yüksek teknolojinin payı bu seviyede kaldığı sürece, toplam performans büyük ölçüde orta-yüksek teknoloji grubunun, yani otomotiv ve kimya ekseninin hikâyesi olmaya devam edecek.

Kaynak: EraHaber