Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleriyle ticaret hacminin bu yılın ilk dokuz ayında 108 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bolat, söz konusu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2'lik bir artışa karşılık geldiğini, aynı dönemde İİT ülkelerine yapılan ihracatın 55 milyar dolara çıktığını bildirdi. Açıklama, İstanbul'da İSEDAK 42. Toplantısı ile eş zamanlı düzenlenen B57+ İş Liderleri Zirvesi'nin ikinci gününde geldi.
Bolat, zirvenin açılış konuşmasında küresel ekonominin geniş kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini belirterek jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri ve lojistik hatlarındaki aksamalar, finansmana erişimdeki güçlükler ve artan ticari korumacılığın İslam dünyasını doğrudan etkilediğini söyledi. Bakan, bu tabloda ticaret diplomasisinin ve blok içi işbirliğinin belirleyici hale geldiğini vurguladı.
İhracat 55 milyar dolar, toplam ticaret 108 milyar dolar
Bakanlığın verdiği rakamlara göre dokuz aylık dönemde İİT ülkeleriyle toplam ticaret 108 milyar dolara ulaşırken, bunun 55 milyar dolarlık kısmı ihracattan oluştu. Bu, söz konusu pazarların Türkiye'nin mal ihracatında yaklaşık yarıya yakın bir ağırlığa işaret etmiyor; ancak toplam dış ticaret içindeki payın kademeli olarak yükseldiğini gösteriyor.
Bolat, uzun vadeli eğilimi de paylaştı: Türkiye'nin İİT ülkeleriyle toplam ticaret hacmi 2013'te 87,5 milyar dolar düzeyindeydi, geçen yıl ise neredeyse 120 milyar dolara yükseldi. On iki yıllık dönemde hacim yaklaşık yüzde 37 büyürken, bu yılın dokuz aylık performansı geçen yılın tamamına yakın bir seviyeye işaret ediyor.
Bakanın verdiği bir diğer veriye göre İslam dünyasıyla dış ticaretin Türkiye'nin toplam dış ticareti içindeki payı yüzde 11'den yüzde 27'ye çıktı. Hükümetin hedefi bu oranı 2028'de yüzde 30'a taşımak.
İİT içi ticaret 979 milyar dolarda, potansiyel 5 trilyon dolar
Bolat, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi'nin (SESRIC) 2026 Ekonomik Görünüm Raporu'na atıfla, İİT üyesi ülkelerin toplam nüfusunun 2 milyarı aştığını, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturduğunu söyledi. Bu ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğü 10 trilyon dolar, toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 5 trilyon dolar düzeyinde.
Geçen yıl İİT ülkeleri ortalama yüzde 4,1 büyüyerek küresel ortalamanın üzerine çıktı. Buna karşın blok içi ticaret, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) verilerine göre yaklaşık 979 milyar dolarda kaldı; yani üye ülkelerin 5 trilyon dolarlık toplam dış ticaretinin yalnızca yüzde 20'si kendi aralarında gerçekleşiyor. Bu oran, entegrasyonun ne kadar erken aşamada olduğunu gösteriyor.
Bakan Bolat ayrıca müteahhitlik tarafına dikkat çekti: son 24 yılda, çoğunluğu İslam ülkelerinde olmak üzere yaklaşık 520 milyar dolarlık müteahhitlik projesi kazanıldı. Bu, mal ticaretinin yanında hizmet ihracatının da aynı coğrafyada yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
Neden önemli: ihracat pazarlarında kayma
Türkiye'nin dış ticaretinde Avrupa Birliği hâlâ en büyük paya sahip. Ancak İİT pazarının payının yüzde 27'ye çıkması, ihracatçı açısından coğrafi bir dengelemenin kurulduğunu gösteriyor. Avrupa'da büyümenin zayıf seyrettiği bir dönemde, Körfez, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Güneydoğu Asya pazarlarının ağırlık kazanması, sipariş ve tahsilat risklerinin dağıtılması açısından önemli.
Hedefin 2028'e konması, önümüzdeki iki yılda bu pazarlara yönelik ticaret diplomasisinin, serbest ticaret ve tercihli ticaret anlaşmalarının ve lojistik koridorlarının hızlanacağına işaret ediyor. Bakanlığın gündeminde ticaretin kolaylaştırılması, karşılıklı yatırımların özendirilmesi ve özel sektörler arası ilişkilerin derinleştirilmesi başlıkları öne çıkıyor.
Öte yandan 108 milyar dolarlık dokuz aylık hacmin içinde ithalatın payı 53 milyar dolar civarında hesaplanıyor; bu da enerji ve ara malı ağırlıklı ithalat yapısının sürdüğünü, dolayısıyla ticaret hacmindeki artışın tek başına dış ticaret dengesi üzerinde belirgin bir iyileşme anlamına gelmediğini gösteriyor.
Görünüm: 2028 için yüzde 30 hedefi
Mevcut hız korunursa İİT ülkeleriyle ticaret hacminin bu yıl sonunda geçen yılın 120 milyar dolarlık seviyesini aşması bekleniyor. Yüzde 30 pay hedefi ise iki koşula bağlı: ihracatın ithalattan hızlı artması ve blok içi ticaretin toplam ticaret içindeki yüzde 20'lik oranının yükselmesi.
İSEDAK toplantısının bu yılki gündemi, üye ülkeler arasında tercihli ticaret düzenlemelerinin genişletilmesi ve tedarik zinciri bağlantılarının güçlendirilmesi başlıklarında somut adım atılıp atılmayacağını gösterecek. Türkiye açısından kritik soru, hacmin mi yoksa katma değerin mi büyüdüğü olacak.
Kaynak: EraHaber