Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı gelişmeleri ile 2027 yılı öngörülerini içeren Hazine Finansman Programı'nı yayımladı. Programa göre gelecek yıl toplam 7 trilyon 921,9 milyar liralık borç servisi gerçekleştirilecek. Bu tutarın 3 trilyon 948,5 milyar lirası anapara ödemelerinden, 3 trilyon 973,3 milyar lirası ise faiz giderlerinden oluşuyor. Böylece faiz ödemeleri toplam borç servisinin yaklaşık yarısına denk geliyor.

Program, Orta Vadeli Program ve Merkezi Yönetim Bütçesi öngörüleri esas alınarak hazırlandı. Borç servisinin 6 trilyon 761,4 milyar liralık bölümü iç borç, 1 trilyon 160,4 milyar liralık bölümü ise dış borç ödemelerinden oluşacak.

İç borçlanma hedefi 6,76 trilyon lira

2027 yılı finansman planlamasında iç borçlanma tutarının 6 trilyon 761,7 milyar lira seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. İç borç servisi kapsamındaki ödemelerin 5 trilyon 856,3 milyar lirası piyasaya yapılacak. Kalan 905,2 milyar liralık bölüm ise kamu kurumlarına rekabetçi olmayan teklif yöntemiyle gerçekleştirilen satışların ödemelerinden oluşacak.

Hazine, borçlanma faaliyetlerini ağırlıklı olarak Türk lirası üzerinden yürütmeyi planlıyor. Programda, uluslararası piyasalardaki yatırımcı çeşitliliğinin korunması amacıyla farklı para birimleri üzerinden de ihraç yapılacağı belirtiliyor. ABD doları cinsinden ihraçların yanı sıra piyasa koşullarının elverişli olması halinde diğer döviz cinslerinden de borçlanmaya gidilebilecek.

Borçlanma dışı kaynakların toplamının 343,3 milyar lira olması bekleniyor. Bu kalem; nakit bazlı faiz dışı denge, özelleştirme gelirleri, 2/B satışlarından sağlanacak gelirler, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan aktarılacak kaynaklar, devirli ve garantili borç geri dönüşleri ile kasa ve banka kullanımından oluşuyor.

Dış finansmanda 13 milyar dolarlık ihraç hedefi

Hazine, 2027 yılında uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ve kira sertifikası ihraçları aracılığıyla 13 milyar dolar karşılığı finansman sağlamayı hedefliyor. 2026 yılı için belirlenen 13 milyar dolarlık hedef kapsamında ocak-eylül döneminde 12,2 milyar dolar kaynak sağlanmıştı. Bu dönemde dolar ve avro cinsinden tahvillerin yanı sıra kira sertifikası ve sürdürülebilir tahvil ihraçları gerçekleştirildi.

2026'da borçlanma maliyeti yüzde 34,3

Programda 2026 yılının ilk on ayına ilişkin borçlanma verileri de yer aldı. Ocak-ekim döneminde nakit iç borçlanmanın ortalama vadesi 32,5 ay, ortalama maliyeti yüzde 34,3 oldu. Sabit getirili Türk lirası cinsi iç borçlanmanın ortalama maliyeti yüzde 38,4 olarak gerçekleşirken, bu senetlerin toplam iç borçlanmadaki payı yüzde 35 seviyesinde kaldı.

Aynı dönemde 264,2 milyar liralık Türk lirası cinsi kira sertifikası ve toplam 144,5 ton altın karşılığı senet ihraç edildi. Döviz cinsi iç borçlanma 14,8 milyar dolar ve 0,9 milyar avro oldu. TLREFK'ye endeksli kira sertifikası satışları da 139,3 milyar liraya ulaştı.

Neden önemli

Faiz giderlerinin borç servisinin yarısına yaklaşması, bütçe üzerindeki faiz yükünün 2027'de de belirleyici olacağını gösteriyor. Program, borçlanmanın ağırlıklı olarak Türk lirası cinsinden yürütülmesini öngörüyor; bu tercih kur riskini sınırlarken, iç piyasada yoğunlaşan ihraç takviminin tahvil faizleri ve bankaların bilanço yapısı üzerinde etkili olması bekleniyor. 2026'da iç borçlanmanın ortalama maliyetinin yüzde 34,3, sabit getirili TL senetlerinde yüzde 38,4 olması, Hazine'nin borç çevirme maliyetinin politika faizindeki indirimlere rağmen henüz belirgin şekilde gerilemediğine işaret ediyor.

Piyasa tarafında 2027'ye ilişkin 13 milyar dolarlık dış ihraç hedefi, dış finansman programının 2026 ile aynı seviyede tutulduğunu gösteriyor. Bu çerçevede Hazine'nin uluslararası yatırımcı tabanını koruma ve vade yapısını uzatma çabası öne çıkıyor.

G��rünüm

Programın bundan sonraki aşamasında, aylık iç borçlanma takvimlerinin piyasa faizleriyle uyumu ve dış ihraçların zamanlaması izlenecek. Hazine'nin 2027 için öngördüğü 7 trilyon 921,9 milyar liralık borç servisi ve 6 trilyon 761,7 milyar liralık iç borçlanma hedefi, önümüzdeki yıl tahvil arzının yüksek seyredeceğine işaret ediyor. Faiz giderlerinin 3 trilyon 973,3 milyar liraya ulaşması beklenirken, borçlanma maliyetindeki seyir bütçe dengeleri açısından yakından takip edilecek.

Kaynak: EraHaber