Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung'un davetiyle 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'de. İki ülke arasındaki resmi görüşmeler 3 Kasım Salı günü yapılacak. Ziyaretin ekonomik gündeminde ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefi, Türkiye'de kurulması planlanan nükleer güç santrali, savunma sanayii işbirliği ve otomotiv sanayisini yakından ilgilendiren AB'nin "Made in Europe" düzenlemesi var. Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi 2025'te 11,4 milyar dolar, bu yılın ocak-eylül döneminde ise 8,7 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Erdoğan'ın Güney Kore'ye son ziyareti 2018'deydi.
Ticaret hacmi 11,4 milyar dolarda, hedefin yarısına henüz ulaşılmadı
İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2013'te 6,9 milyar dolar düzeyindeydi. 2014'te 8,2 milyar dolara yükselen hacim, 2015-2019 döneminde yıllık ortalama 7,3 milyar dolar bandında seyretti. 2020'de 6,8 milyar dolara gerileyen ticaret, 2021'de 8,6 milyar, 2022'de 10,1 milyar, 2023'te 10,5 milyar dolara çıktı. Hacim 2024'te 10,2 milyar dolara geriledikten sonra 2025'te 11,4 milyar dolarla zirveye yaklaştı. Bu yılın dokuz ayındaki 8,7 milyar dolarlık hacim, aynı ivme korunursa yıl sonunda 11,5-12 milyar dolar bandına işaret ediyor. Liderlerin önceki görüşmede belirlediği 15 milyar dolarlık hedef, mevcut seviyenin yaklaşık 3,5 milyar dolar üzerinde.
Serbest ticaret anlaşması çerçevesinde mal ticaretinin kademeli serbestleştirilmesine ilişkin düzenlemeler 1 Mayıs 2013'te, hizmet ticareti ve yatırım anlaşmaları ise 1 Ağustos 2018'de yürürlüğe girdi. Buna karşın ticaretin kompozisyonu dengeli değil: Türkiye'nin Güney Kore'ye ihracatı yılın dokuz ayında 920,3 milyon dolar oldu. Aynı dönemde 8,7 milyar dolarlık toplam hacim dikkate alındığında ithalat yaklaşık 7,8 milyar dolar, dış ticaret açığı yaklaşık 6,9 milyar dolar olarak hesaplanıyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı 8,5 katlık bir açığa işaret ediyor.
İhracatta eczacılık ürünleri öne çıktı
Türkiye'nin Güney Kore'ye ihraç kalemleri arasında eczacılık ürünleri 321,8 milyon dolarla ilk sırada. Bu kalem, 920,3 milyon dolarlık toplam ihracatın yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Eczacılık ürünlerini 124,2 milyon dolarla cevherler, cüruf ve kül; 101,6 milyon dolarla kazanlar, makineler ve mekanik cihazlar; 34,2 milyon dolarla elektrikli makine ve cihazlar; 33 milyon dolarla sebze ve meyve müstahzarları izliyor. İlk beş kalemin toplamı 614,8 milyon doları buluyor; yani ihracatın üçte ikisi beş ürün grubunda toplanmış durumda. Bu yoğunlaşma, ticaret hacmini artırma hedefi açısından ürün çeşitlendirmesini gündeme getiriyor.
Nükleer enerji ve savunma sanayii dosyası
Görüşmelerin en somut başlıklarından biri Türkiye'de nükleer güç santrali kurulmasına yönelik çalışmalar. İki ülke arasındaki müzakerelerde önemli mesafe katedildiği belirtiliyor; Türkiye'nin Rusya ve Kanada gibi ülkelerin tekliflerini de değerlendirdiği, gelecek nükleer yatırımlarının bu çerçevede şekilleneceği ifade ediliyor. Savunma sanayiinde ise Altay tankı projesindeki ortaklığın farklı platformlara yayılması hedefleniyor. Ziyaret sırasında ikili ilişkilerin hukuki zeminini güçlendirecek çeşitli belgelerin imzalanması da planlanıyor.
Turizmde 226 bin Koreli ziyaretçi, AB düzenlemesi belirsizliği
Turizm tarafında 2025'te Türkiye'ye gelen Güney Koreli turist sayısı yüzde 9,4 artışla 226 bin 434 oldu. Bu yılın ocak-eylül döneminde 133 bin 604 Koreli turist kaydedildi. Kültür ve turizm başlığı ziyaretin gündem maddeleri arasında yer alıyor. Ticaret ajandasındaki bir diğer başlık, Avrupa Birliği'nin Avrupa sanayisini güçlendirmek ve üretimi Avrupa'da tutmak amacıyla hazırladığı "Made in Europe" düzenlemesi. Türkiye'nin düzenlemeye dahil edilmesi için görüşmeler sürerken, Güney Kore'nin uygulama dışında kalması halinde otomotiv gibi lokomotif sanayilerin olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.
Neden önemli: savunma, enerji ve otomotiv hisseleri için takvim netleşiyor
Ziyaret, Türkiye'nin "Uzak Ülkeler Stratejisi" kapsamında Asya-Pasifik ayağını güçlendirmesine denk geliyor. Savunma sanayii tarafında Altay tankı projesinde edinilen tecrübenin yeni platformlara taşınması, sektörde faaliyet gösteren şirketler için orta vadeli iş hacmi anlamına geliyor. Nükleer enerji dosyasında Güney Kore'nin teknoloji ve finansman modeli, Türkiye'nin ikinci ve üçüncü santral planlamasında alternatiflerden biri olarak masada tutuluyor. Ticaret hacmi hedefinin 15 milyar dolara çıkarılması ise mevcut açık yapısı nedeniyle yalnızca hacim değil, ihracat kompozisyonu tartışmasını da beraberinde getiriyor: eczacılık ve madencilik kalemlerinin ağırlığı sürerken, makine ve yüksek teknoloji ihracatının payının artması hedefin anahtarı olarak görülüyor.
Önümüzdeki dönemde 3 Kasım görüşmelerinin ardından imzalanması beklenen belgelerin içeriği ve nükleer santral müzakerelerinde kaydedilen mesafenin somut bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceği belirleyici olacak. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2026'yı 12 milyar dolar civarında kapatması, 15 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için ek serbestleştirme ve yatırım adımlarını zorunlu kılıyor.
Kaynak: EraHaber