Ege Bölgesi'nde pamuk ekim alanları 2026-2027 sezonunda geçen yıla göre yüzde 47 daralarak 49 bin 454 hektara indi. İzmir Ticaret Borsası (İTB) koordinatörlüğünde İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ile Aydın, Söke ve Manisa ticaret borsalarının katılımıyla yapılan rekolte tahmin çalışmasına göre bölgede kütlü pamuk üretimi 247 bin ton, mahlıç pamuk üretimi ise 93 bin 755 ton olacak. İTB Meclis Başkanı Bülent Uçak, bu ekim alanının son 75 yılın en düşük seviyesinin de yüzde 41 altında olduğunu söyledi.

Rakamlar, daralmanın rekor verimle telafi edilemediğini gösteriyor. Dekar başına ortalama kütlü verimin geçen yıla göre yüzde 14 artışla 499 kilograma çıkması bekleniyor; çırçır randımanı ise yüzde 38 olarak öngörülüyor. Buna karşın alan kaybı o kadar sert ki toplam üretim, geçmiş yıllardaki seviyelerin belirgin biçimde altında kalıyor.

Üretici kilogramda 5 liraya yakın zararda

Tabloyu üreten taraf, fiyat ile maliyet arasındaki makas. İTB verilerine göre bu sezon kütlü pamukta kilogram maliyetinin 40-45 lira aralığında oluşması bekleniyor; piyasadaki satış fiyatı ise 38-40 lira bandında. Uçak, geçen sezon da zarar eden üreticinin bu yıl da para kazanamayacağını, bunun ekim kararlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bazı üreticilerin ayçiçeği, mısır ve yem bitkilerine yöneldiği, ilkbahardaki olumsuz hava koşullarına rağmen sulama suyuna erişimin iyileşmesi ve zararlı baskısının azalmasının verimi yukarı çektiği ifade ediliyor.

Destek tarafında da beklenti karşılanmış değil. 2027 üretim yılı için dekar başına açıklanan 1.989 liralık pamuk desteği, üretim maliyetlerinin yalnızca yüzde 7-8'ine denk geliyor. Sektör temsilcileri bu oranın en az yüzde 15'e çıkarılmasını, primlerin zamanında ödenmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını istiyor.

Ulusal üretimde 800 bin tondan 320 bin tona iniş

Ege'deki daralma, Türkiye genelindeki tablonun bir parçası. Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur, Türkiye'nin yıllık pamuk ihtiyacının yaklaşık 1,5 milyon ton olduğunu, geçmiş yıllarda 800 bin ton civarında gerçekleşen üretimin bu sezon 320 bin ton seviyesine gerilemesinin beklendiğini açıkladı. Çondur, kilogram maliyetinin 44 lira, satış fiyatının 40 lira civarında kaldığına dikkat çekerek, desteklerin artırılmaması halinde gelecek yıl bu sezonun rakamlarının da aranacağı uyarısını yaptı.

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan da Türkiye'nin pamuk tüketiminin ancak üçte birini yerli üretimle karşılayabildiğini, ekim alanlarındaki daralmanın sürmesi halinde ithalatın ve cari açığın daha da artacağını söyledi. İTB Başkanı Uçak'ın verdiği çerçeveye göre geçen yıl ihtiyacın yarısı yurt içi üretimle karşılanırken bu sezon bu oran üçte birin altına iniyor.

Neden önemli: ithalat faturası ve tekstil maliyeti

Pamuk, Türkiye'nin tarımsal dış ticaretinde cari açığı doğrudan büyüten kalemlerden biri. Ulusal Pamuk Konseyi'nin hesaplamasına göre yalnızca pamuk ithalatının maliyeti 2 milyar doları aşıyor; çekirdek ve yağ dahil edildiğinde toplam kayıp yaklaşık 3 milyar dolara ulaşıyor. Üretimdeki her 100 bin tonluk düşüş, elyafını yurt dışından tedarik etmek zorunda kalan iplik, dokuma ve konfeksiyon halkasının maliyet tabanını yukarı çekiyor.

Bu durum, ihracatın kilogram değerini artırmayı hedefleyen tekstil ve hazır giyim sanayisi için rekabet gücü riski anlamına geliyor. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, tekstil üretiminin yerli ya da ithal pamukla sürebileceğini ancak yerli üretim azalırsa ithalatın artacağını, organik ve rejeneratif pamukta kurulan altyapının da bu daralmadan olumsuz etkileneceğini belirtiyor.

Görünüm: 2027 ekimi kritik eşikte

Sektör temsilcilerinin ortak değerlendirmesi, mevcut maliyet-fiyat dengesi ve destek düzeyi korunursa 2027 sezonunda ekim alanlarının bir kez daha daralacağı yönünde. Prim ödemelerinin gecikmesi, Türk lirasındaki değer kaybı nedeniyle desteğin reel karşılığını da aşındırıyor. Bu nedenle piyasanın yakından izleyeceği iki başlık, destek oranındaki olası revizyon ve prim takvimi. Üretim tarafında telafi edici tek unsur verim; ancak yüzde 14'lük verim artışının yüzde 47'lik alan kaybını karşılamadığı, rakamların kendisinde görülüyor.

Kaynak: EraHaber