Avrupa Merkez Bankası (ECB), ekim ayı para politikası toplantısında üç temel faiz oranını değiştirmedi. Kararla birlikte mevduat faizi yüzde 2,50, ana refinansman faizi yüzde 2,65, marjinal fonlama faizi yüzde 2,90 seviyesinde kaldı. ECB Başkanı Christine Lagarde ise kararın ardından düzenlenen basın toplantısında, Aralık ayında yeni bir faiz artışının masada olduğunu söyledi.
"Bugün de artırım tartışıldı"
Lagarde, mevcut ekonomik koşulların bugünkü toplantıda da faiz artırımını haklı çıkarabileceğini, ancak sıkılaşan finansman koşullarının Yönetim Konseyini adımdan vazgeçirdiğini belirtti. Kararın oy birliğiyle alındığını açıklayan Lagarde, Aralık'ta yeni bir adım atılıp atılmayacağının önümüzdeki altı haftalık dönemde açıklanacak verilere bağlı olduğunu dile getirdi. Banka, İran savaşının yol açtığı enflasyon şokuna karşı Eylül toplantısında faizleri 25 baz puan artırmıştı.
Lagarde, Euro Bölgesi ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde büyümeye devam ettiğini, ancak büyüme görünümüne yönelik risklerin aşağı yönlü seyrini koruduğunu söyledi. Enerji fiyatlarındaki hızlanan artışların tüketici güvenini vurduğunu ve artan finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmasının muhtemel olduğunu ifade etti.
Enflasyon riskleri yukarı yönlü
Lagarde, manşet enflasyonun önümüzdeki çeyreklerde hedefin belirgin şekilde üzerinde kalacağını söyledi. Ücret artışlarının yüzde 2,5 ile yüzde 2,8 arasında ılımlı bir seyir izlediğini aktaran Lagarde, yüksek enerji fiyatlarının ekonomiye ikinci tur etkilerinin bu aşamada Eylül projeksiyonlarında öngörülenin ötesine geçmediğini belirtti. Fransa başta olmak üzere bazı ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişi yakından izlediklerini kaydeden Lagarde, yüksek borçlu ülkelerin bütçe planlarını AB mali çerçevesine ve yüksek faiz ortamına göre kurgulaması gerektiğini söyledi.
Türkiye'ye etkisi
ECB'nin sıkılaşma sinyali, Türkiye ekonomisini iki kanaldan yakından ilgilendiriyor. Euro Bölgesi, Türk ihracatının en büyük pazarı konumunda; avro bölgesinde yükselen finansman maliyetleri ve yavaşlayan büyüme, 2027 yılı 276 milyar dolarlık ihracat hedefinin gerçekleşmesinde başlıca değişkenler arasında görülüyor. Öte yandan küresel fon akımlarında daralma ihtimali, Türkiye gibi gelişen piyasalarda tahvil ve hisse senedi fiyatlamaları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Enerji fiyatlarındaki artışın kalıcılaşması ise Türkiye'nin enerji ithalat faturasını yukarı yönlü etkileme riski taşıyor. ECB'nin Aralık ayındaki duruşu, önümüzdeki altı haftada açıklanacak enflasyon ve büyüme verilerine bağlı olarak netleşecek.
Lagarde dönemi 7 Şubat'ta bitiyor
Faiz kararından birkaç saat önce, normalde Ekim 2027'de dolacak görev süresini erken bırakacağı duyurulan Lagarde, 7 Şubat 2027'ye kadar görevinin başında olacağını söyledi. Lagarde, ECB'nin kurumsal yapısının "kaya gibi sağlam" olduğunu belirterek, karar süreçlerinin askıda kalmasına ilişkin endişelere kapı aralamadı.
Kaynak: EraHaber