Dolar/TL, 2 Kasım sabahı 49,9757 seviyesine kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti. BloombergHT'nin anlık verilerine göre kur saat 09.11 itibarıyla 49,9714 alış / 49,9734 satışta işlem görüyordu; önceki kapanış 49,9411, gün içi en düşük seviye ise 49,9409 olarak kaydedildi. Ekonomim.com haberi, kotasyonlardaki bu hareketi "dolar 50 lirayı gördü" başlığıyla duyurdu; teyit edilen en yüksek işlem seviyesi 49,9757 oldu.

Kur böylece Ekim 2026'da kırılan rekorun hemen altında, tarihi zirve bölgesinde tutunuyor. TradingEconomics verilerine göre USD/TRY 1 Kasım'da 49,9515, 2 Kasım'da 49,9716 seviyesinde; yıllık değer kaybı yüzde 18,83. Aynı kaynak, Türk lirasının geçen ay yüzde 1,72 gerilediğini ve Ekim ayında 49,97 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını aktarıyor.

Euro ve sterlin de zirve bölgesinde

Hareket yalnızca dolar kaynaklı değil. BloombergHT verilerine göre euro/TL 55,9421 ile yüzde 0,35 artışla 55,9449'a kadar çıktı; sterlin/TL 67,0191, İsviçre frangı/TL 60,7615, 100 Japon yeni/TL ise 31,7242 seviyesinde işlem gördü. Sepet bazında bakıldığında Türk lirası, gelişmiş ülke para birimlerinin tamamı karşısında günü ekside geçiriyor.

Kurun hareketi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yönettiği kademeli ve sınırlı değer kaybı çerçevesiyle uyumlu. TradingEconomics'in değerlendirmesine göre lira, Ekim ayında 50 seviyesine yaklaşırken yetkililer daha keskin bir düşüşü engellemek için döviz piyasasına müdahale etti; kurda kontrollü değer kaybı hızı korunuyor. Aynı değerlendirme, yatırımcıların düşük getirili para birimlerinde borçlanıp yüksek getirili Türk varlıklarına yönelmesiyle carry-trade pozisyonlarının lira üzerindeki etkisini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Neden önemli: ithalat faturası ve enflasyon kanalı

Kurun rekor bölgede kalması, doğrudan ithalat maliyetleri üzerinden enflasyon sepetine yansıyor. Enerji, ara mal ve nihai tüketim mallarında döviz kuru geçişkenliği, özellikle sanayi üretiminin ithal girdiye bağımlı olduğu sektörlerde maliyet baskısını canlı tutuyor. Kurun bir yılda yüzde 18,8 değer kaybetmesi, bu geçişkenliğin yıl boyunca birikimli olarak fiyatlara eklenmesi anlamına geliyor.

Şirketler tarafında ise bilanço etkisi öne çıkıyor. Döviz cinsi borcu ve leasing yükümlülüğü bulunan havacılık, enerji, perakende ve otomotiv şirketlerinde kur farkı giderleri çeyrek sonu kârlılığını belirleyen kalem olmaya devam ediyor. İhracatçı sanayi için ise aynı seviye rekabet gücünü destekleyen bir unsur; ancak girdi maliyetlerinin de dövizle belirlendiği sektörlerde bu avantaj kısmen sönümleniyor.

Borsa tarafında kur hareketi, faiz beklentileriyle birlikte okunmalı. BloombergHT'nin aktardığı verilere göre BIST 100 endeksi son işlem gününü yüzde 3,64 düşüşle 10.760 puandan tamamladı. Bankacılık hisselerinde tahvil faizleri ve kur geçişkenliği, sanayi hisselerinde ise maliyet tarafı belirleyici olmayı sürdürüyor.

Altın ve tasarruf tarafı

Kur rekoru, yurt içi altın fiyatlarını da yukarı çekiyor. EraHaber'in bugün yayınladığı verilere göre gram altın güne 6.268 liradan başladı; ons altın ise bir yılın dibinden toparlanma eğiliminde. Dolar/TL'deki her yükseliş, ons fiyatı sabit kalsa dahi gram TL fiyatını yukarı taşıyor ve tasarruf sahiplerinin döviz ile altın arasındaki tercihini yeniden gündeme getiriyor.

Görünüm: 50 lira eşiği psikolojik sınır

Piyasa katılımcıları için bundan sonraki eşik, kurun 50 lira üzerinde kalıcı bir bant oluşturup oluşturmayacağı. Sınırlı değer kaybı çerçevesinin sürmesi hâlinde kurun bu seviyeye kademeli yaklaşması, ani sıçramalara kıyasla enflasyon ve bilanço açısından daha öngörülebilir bir tablo sunuyor. Buna karşılık carry-trade pozisyonlarının hızlı çözülmesi, kurda gün içi oynaklığı artırabilecek başlıca risk olarak öne çıkıyor. TCMB'nin rezerv ve faiz politikasına ilişkin açıklamaları ile yurt dışı yerleşiklerin portföy akımları, kurun yıl sonuna kadar izleyeceği patikayı belirleyecek iki ana değişken olarak duruyor.

Kaynak: EraHaber